"...Ama İngiliz burjuvazisinin İrlanda'nın mevcut ekonomisinde daha önemli çıkarları da vardır. Sürekli artan kiralık topraklara sahip olarak, İrlanda sürekli kendi fazlasını İngiliz emek pazarına yolluyor, ve böylece ücretleri aşağı yönde baskılıyor ve İngiliz işçi sınıfının maddî ve moral konumunu daha da bozuyor.
Ve hepsinden önemlisi! İngilteredeki bütün endüstriyel ve ticarî merkezler şimdi iki düşman kampa bölünmüş bir işçi sınıfına sahiptir, İngiliz proleterler ve İrlandalı proleterler. Sıradan İngiliz işçisi Irlandalı işçiden kendi yaşam standardını düşüren bir rakip olarak nefret eder. İrlandalı işçiye oranla kendisini kendisini hâkim ulusun bir parçası olarak görür ve bunun sonucu olarak da İrlanda'ya karşı İngiliz aristokratlarının ve kapitalistlerinin bir sopası haline gelir, bu da onların kendi üzerindeki hâkimiyetinin daha da güçlendirir. İrlandalı işçiye karşı dinsel, sosyal ve ulusal önyargıları yüceltirler. Ona karşı davranışları ABD'deki "fukara beyazların" zencilere karşı davranışlarının hemen hemen aynısıdır. İngiliz ona faiziyle parasını geri öder. O da İngiliz işçisini İrlanda'daki İngiliz egemenlerinin hem şuçortağı hem de aptal bir sopası olarak görür.
Bu düşmanlık basın, vaizler, karikatürler, kısacası egemen sınıfların elindeki bütün araçlarla, suni olarak daima canlı tutulur ve körüklenir. Örgütlülüğüne rağmen, İngiliz işçi sınıfının güçsüzlüğünün sırrı işte bu düşmanlıkta yatmaktadır. Kapitalistleri iktidarda tutan sihir de budur.
Karl Marx, 9 Nisan 1870
Çeviren: Kemal Ateş