25 Kasım 2009 tarihinde kamu emekçileri sendikaları KESK ile KAMU-SEN’in başını çektiği bir günlük uyarı grevine yaklaşık 2. 5 milyon emekçi katıldı. Bu eyleme ilerici, demokrat, devrimci, sosyalist, yurtsever ve Marksist grup, çevre ve örgütlerle bazı sendikalar, kitle örgütleri de canlı desteğini sundu. Aynı zamanda toplumun muhafazakâr, milliyetçi kesimleri de bu eylemdeki yerlerini aldığı görüldü.
Kamu emekçilerinin bu eylemi, kütlesel bir çıkış olarak başarılı olmasına rağmen, hayatın tümüyle durmasını sağlayamadı.
Enerji, ulaşım, basın, banka, maliye, belediye, vb. alanlarda hayat durmadı.
Eyleme daha çok Eğitim ve Sağlık emekçilerinin katılımı sağlandı.
Hâkim sınıfların çeşitli tehdit ve baskılarına rağmen, İstanbul, Ankara ve İzmir illerinde katılım fazlaydı.
Sınıf bilinçli kadroların bu eylemde sınıf kimliğini öne çıkardığı ve kapitalist-emperyalizmin somut biçimde karşıya aldığı görüldü.
Kitle eylemlerinin alabildiğine yığınsal ve alabildiğince demokratik oluşu ve ayrıca sistemi somut talepleriyle doğrudan karşıya alışı önemlidir.
AKP’nin bu eylem karşısındaki tehditleri sökmemiştir.
Eylem kendi meşruluk ve yasallığını kanıtlamış-göstermiştir.
Kamu emekçilerinin 25 Kasım 2009 eyleminin, bir gün ile sınırlı oluşu ve yayılma istidadı göstermemesine rağmen, kütlesel çıkışların doğru önderlik, strateji ve taktikleriyle örgütlendiğinde daha görkemli olacağı anlaşılmıştır. Ayrıca, bundan sonra gerçekleştirilecek kütlesel çıkışlara moral bir etkisi de olmuştur.
Bu eylem hâkim gerici sınıfların safında bir gedik açamadı. Talepleri gerçekleşemedi.
Eylemi gerçekleştiren kamu emekçileri safında da dayanılmaz bir ekonomik sıkıntı yoktu.
25 Kasım 2009 eyleminin artılarını yanına almak, zaaflarını da eleştirip aşmak gündeme gelmiştir.
Daha sonraki kütlesel çıkışların somut talep ve hedeflerle nasıl örgütlenmesinin dersleriyle işaretlerini de vermiştir. KESK’in tabanındaki tutarlı kitle çalışması yapan devrimci ve sosyalist kadrolar eylemin bu düzeyde örgütlenmesini sağlamıştır. Üniversiteli ve liseli ilerici gençlik, sendikasız, sigortasız, örgütsüz kesimler de özverileriyle eyleme katılmıştır. Eylemi hazırlayan kadrolar tabandaki inisiyatiflerini güçlendirmeli, bir dahaki eylem için direniş komitelerinin görevini kalıcılaştırmalıdır.
İŞÇİ BİRLİĞİ’nin Sözü: Kütlesel çıkışlar sağlı “sol”lu burjuva partilerinin, AKP’nin işçi ve emekçi düşmanı çirkin yüzünü açığa vuracaktır.
İşçi, emekçi ve kır yoksullarının birlik ve dayanışması sağlandığında pek çok şeyin değişeceği anlaşılmış ve sistemi sarsacak eylemler gündeme gelmiştir.
İşçi sınıfının sendikal ve siyasal birliğinin önemi bu eylemle bir kez daha kanıtlanmıştır.
Yeter ki Sol “cenahımız” anlamlı ve ileri bir adım atabilsin!.. Bu şarta bağlı olarak Türkiye’nin gündemi yarım saatte değişecektir!.. Sosyal muhalefet dinamiklerinin en anlamlısı; Türk’ü, Kürt’ü, Alevi’si Sünni’si tüm renkleri ile bezenmiş işçi sınıfı hareketi, sosyalist hareket, emekçi kadın hareketi, ilerici gençlik hareketi bu şarta bağlı olarak iki adım sıçrama gösterecektir.
İŞÇİ BİRLİĞİ