Kızılay, Millî Eğitim Bakanlığı ve Ziraat Bankası’nın “Harçlığım Okula Harç Olsun” adlı ortak projesi biz öğrencilerin gündeminde tartışılan bir konu haline geldi. Bu projeyle ilköğretim çağındaki öğrencilerin okullarına Kızılay tarafından kumbaralar gönderilecek ve öğrenciler harçlıklarından arttırdıklarını kumbaralarda biriktirerek her yıl bir okulun yapılması için gereken parayı toplamış olacak. Kampanya kapsamında bin 592 okula, 1 milyon 10 bin kumbara dağıtıldı ve Kızılay’ın açıklamasına göre şimdiye dek 1,4 milyon lira toplandı.
Her yıl eğitime ayırdığı bütçeyle övünen hükümetin 2011 yılında belirlediği MEB bütçesi GSYH’nin yalnızca yüzde 2,8’ini oluşturmaktadır. Eğitim bütçesi rakamsal olarak artıyor görünse de millî gelir içindeki geçtiğimiz yıllar içindeki payı hemen hemen aynı kalmıştır. Ayrıca bu oran, yüzde 6,1 olan OECD ortalamasının da bir hayli altındadır. Oysa eğitime halk katkısı yüzlerce milyon lirayı bulmakta, hükümet eğitimin maliyetini halkın sırtına yüklemeye devam etmektedir. EĞİTİM-SEN verilerine göre eğitime halk katkısı 2010 yılında 116 milyon lirayı bulmuştur.
Yoksul halktan okul aidatı, bağış, destek adı altında yağmalanan paraların ardı arkası kesilmezken devlet şimdi de gözünü işçi, emekçi çocuklarının harçlıklarına dikmiş ve onların dayanışma, yardımlaşma, tasarruf ve paylaşma bilincini sömürmeye başlamıştır. Eğitim sistemimiz şifresiyle, kopyasıyla, haracıyla bir bütün olarak enkaza dönmüş, bu enkaz emekçi kitlelerin ve çocuklarının omuzlarına yüklenmiştir. Gençlik bu enkazın altından mücadelesini işçi sınıfının mücadelesine yaklaştırdığı, onun disiplini ve onun gücüyle birleştirdiği zaman kurtulacaktır.
İŞÇİ BİRLİĞİ Okuru Bir Lise Öğrencisi