İşçi Birliği

 

Güncel

Etkinlik ve Duyurular

İŞÇİ BİRLİĞİ Gazetesi'nden haberdar olun. E-posta adresiniz:

Google site içi arama

Füze Kalkanı: Türkiye Kesin Olarak Cephe Ülkesidir

Türkiye’nin Suriye’de ABD ve AB teşvikiyle rejim değişikliğini desteklemesinin, İran ve Rusya ile doğurduğu gerginlik devam ederken, “füze kalkanı” krizi patlak verdi. Türk devletinin Eylül ayı başında, daha önce Kasım 2010’daki NATO zirvesi ile kabul ettiği füze kalkanı kapsamındaki radar üssünün Malatya’ya kurulması ve esas komuta merkezinin Almanya’da olması öngörüldü.

Bu gelişme İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad tarafından şöyle yorumlandı: "Türkiye'yi kardeş ülke ve yakın dost olarak biliriz. Ancak düşman ülkeler oraya füze kalkanı yerleştirdiğinde ve bu önlemin İran'a karşı alındığı açıklandığında birilerinin tetikte olması gerekiyor." Her ne kadar daha sonra Rusya’nın NATO temsilcisi Rogozin Türkiye’deki radarın kendi nükleer güçleri için tehdit oluşturmadığını belirtse de, aynı Rogozin, ABD’yi anlaşmalara aykırı davranmakla suçladı. Türk basını, bu haberin sadece ilk kısmının altını çizerek verdi. Ama bundan çok önce, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Moskova Devlet Üniversitesi’nde öğrencilere hitap ederken isim belirtmeden Suriye’yi (ABD, AB ve Türkiye’yi kastederek) birilerinin karıştırdığını ve Füze Kalkanının Rusya için tehdit anlamına geldiğini hiçbir şüpheye yer bırakmaksızın belirtti. Abdullah Gül, apar topar Rusya’ya gitti ve yakın ilişki içinde olduklarını, Rusya’nın NATO’nun “stratejik ortağı” olduğunu belirterek durumu kurtarmaya çalıştı. Ancak aynı tavrı daha önce Suriye’ye de gösteren Türk devletinin bu Kayserili tüccar tavrı açık bir çatışmayı gizlemeyi başaramadı.

Füze kalkanının Türkiye’ye yerleştirileceği, amaçlarının da İsrail’i korumak ve sadece İran’ı değil Rusya ve Çin’in çıkarlarını da hedeşemek olduğu, iktidar ve iktidara yakın çevreler tarafından çok iyi biliniyordu. Daha iki yıl önce İbrahim Karagül gibi AKP’ye yakın yazarlar, ABD Polonya’ya füze kalkanı yerleştirmekten vazgeçtiğinde ve Clinton ‘Ortadoğu’da Amerikan Savunma Şemsiyesi’ dediğinde, “Türkiye savunma sistemine ihtiyaç duyuyor ama buna değil(!)” diyerek sözümona karşı çıkarlarken aslında olacağı çoktan belli bir şeyin üstüne seve seve atlamaktan başka bir şey yapmamışlardı. Onlar lafta “Türkiye ‘bölgesel güç’ yerine ‘cephe ülkesi’ olmamalıdır” derken, birinin diğerinin bedeli olduğunu bal gibi biliyorlardı. 2010 Kasım’ındaki NATO Zirvesi sırasında binbir soytarılıkla ve “İran’ın adı geçmesin(!)” şeklinde görüntüyü kurtarmaya yönelik komik girişimlerle örtmeye çalıştıkları kendi uşaklıklarıydı. Ama bu uşaklığın bedelini kim ödeyecekti? Eylül sonunda Alman eski dışişleri bakanı Joschka Fischer, Türkiye’nin “bölgesel güç” pozisyonunu överek rekabet nedeniyle bir İranTürk çatışmasının kaçınılmaz olduğunu buyurdu. Kendisine bu şekilde “yürü aslanım” denilen Türk hükümetine karşı, Ekim ayında İran dini lideri Hamaney’in askeri danışmanı orgeneral Rahim Safevi ve İran Devrim Muhafızları komutanlarından Cazayeri, Türkiye’yi dış politikasını gözden geçirmeye davet ederek sertçe uyardılar ve füze kalkanını kabul etmenin açıkça İsrail’e hizmet olduğunu belirttiler. Bunun üzerine aslanını(!) koruma ihtiyacı hisseden ABD Dışişleri Bakanlığı ise açıklama yaparak İran’ın ‘örnek ülke’ Türkiye’ye durmadan saldırdığını ve kimsenin (yani kendi çıkarlarının) İran’a karşı güvende olmadığını belirterek kışkırtıcılık yaptı.

Bu tablo karşısında, Genelkurmay’ı, MİT’i ve tüm devlet yetkilileri rahatlıkla dinlenen ve birbirini dinle ten, silahlı Kürt halk hareketine karşı her gün bir yenilgi alan Türk sermaye devletinin, anlı şanlı ‘bölgesel gücünün’ ve ‘komşularla sıfır sorun’ politikasının ne hale geldiği merak konusudur. Ancak Batılı efendilerine kolay kolay karşı çıkamayacağı ve kendi çıkarları da gerektirdiğinde tüm ülkeyi şimdi yürütmekte olduğundan daha büyük çaplı bir haksız savaşta ateşe atacağına şüphe yoktur.

İŞÇİ BİRLİĞİ

 


Yazıyı arkadaşıma gönder
: E-Posta Adresiniz
: Adınız
: Arkadaşınızın E-Posta Adresi
: Güvenlik Kodu > 603211
: Mesajınız
Tasarım ve Kodlama Sorun Teknik Büro tarafından yapılmıştır.