İşçi Birliği

 

Güncel

Etkinlik ve Duyurular

İŞÇİ BİRLİĞİ Gazetesi'nden haberdar olun. E-posta adresiniz:

Google site içi arama

Kütlesel Çıkışlar ve Görevlerimiz

• KENT AŞ İşçileri Ankara’ya Yürüdü

DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası, işlerinden atılan 276 KENT AŞ-İzmir-Karşıyaka Belediye işçilerinin işlerine alınması için 30 günde İzmir’den Ankara’ya 600 km. yolu yürüyerek anlamlı bir protesto eylemini gerçekleştirdi. 17 Ekim 2009 tarihinde Ankara’ya gelen işçiler basın açıklaması yaptı. Taleplerini hükümete ve CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a duyurmaya çalıştı.

Basın bu eyleme yer vermedi. Sendikal ve siyasal örgütlerin de bu eyleme gereken desteği vermediği görüldü.

Bu eylem; hükümete nasıl bir baskı yaptı? ya da kamuoyunun desteğini neden yeterince alamadı?

KENT AŞ işçileri eylemlerini bundan sonra Ankara’da Abdi İpekçi Parkı’nda kurdukları çadırda sürdürme kararındadır. İşçiler, CHP’li belediyenin işten atma kararını değiştirmesi için Baykal’ın gelmesini beklemektedir.

İŞÇİ BİRLİĞİ: İşçi ve emekçilerin de oyunu alarak Belediye başkanlığı seçimini kazanan CHP’nin ilk işi 276 KENT AŞ işçisini kapının önüne koymak olmuştur. Bu olay işçilere ders olsun! İşçiler; “Sağlı “sol”lu burjuva partilerine oy yok!” diyen devrimci sese kulak vermeliydiler. Hükümet eden AKP ve muhalifi CHP’de direnen işçilerin derdine merhem olmayacaktır.

İşçi sınıfının sendikal ve siyasal birliği ne zaman gerçekleşirse, sağlı “sol”lu burjuva partileri o zaman işçi talepleri karşısında geri adım atmaya zorlanır.

• Kadıköy Mitingi: “Herkese Eşit Sağlık Hizmeti”

İŞÇİ BİRLİĞİ: “Herkese eşit sağlık hizmeti” verilebilmesi için kapitalist avantalar ve yağmalar düzeni yerine sosyalist bir düzenin yerleştirilmesi gerekecektir. AKP’nin sağlık politikası haklı gerekçelerimizle açığa vurulurken, kitlelere doğru bilinçte verilmelidir.

Mitinge yeteri katılım olmasa da kapitalist sömürünün en çok hissedildiği sağlık alanındaki protestolar, direnişler daha da yaygınlaştırılmalıdır.

• KESK ve KAMU-SEN’in 25 Kasım 2009 ‘Genel Grev’ Kararı

KESK ve KAMU-SEN’in  ‘toplu görüşme’lerden sonra, 25 Kasım 2009’da aldığı ‘genel grev’ (aslında bir günlük iş bırakma ve uyarı grevi) kararı ile kamu emekçilerinin talepleri açısından önemlidir.

İŞÇİ BİRLİĞİ: Bu ‘genel grev’ kararını KESK’in kamu emekçilerinin örgütlenmesindeki “vukuatı” unutulmadan ele alınmalıdır. Eyleme mevcut sendikalar dışındaki sendikalar ve emekten-emekçiden yana tüm güçleri yanına alarak, ‘Grev Komiteleri’ oluşturularak örgütlenmelidir.

AKP iktidarı kamu emekçilerinin kazanılmış haklarına karşı saldırısını sürdürüyor. Eğitimde, sağlıkta, sosyal güvenlikte, iş güvencesinde, grevli-sözleşmeli sendika hakkını gasp etmiştir. Kamu emekçilerinin haklı taleplerini karşılamamıştır.

Kamu emekçilerinin taleplerini ve devrimci mücadele geleneklerini terk eden KESK, bir yandan tabandaki desteğini kaybetmiş, öte yandan kamu emekçilerinin davasını ‘burjuva yasallığı’ çerçevesine indirgemiştir. Bu durumda sendikal örgütlülükten uzaklaşmış bir KESK’in ‘genel grev’i örgütleyip amacına taşıyacağı tartışmalı bir konudur.

KESK’in KAMU-SEN ile MEMUR-SEN gibi sermaye ile barışık kara gerici, ırkçı ve şoven konumu bilinen sendikalarla ‘genel grev’i örgütleyişi de tartışmalı bir konudur. Bu sendikalar ilerici çizgisinden uzaklaşmış KESK’i değil, tabandaki bilinçli ve kararlı kadroların mücadelesini kırmak niyetindedir.

İş bırakma ya da uyarı grevini her şeye rağmen, tabanda örecek ‘Grev Komiteleri’ni örgütlemek KAMU-SEN ile MEMUR-SEN’in tabanına hitap etmek ve grev kırıcı rollerini kırmak olmalıdır.

AKP bu greve karşı çıkacaktır. Kamu emekçilerinin yüzde yüz haklı ve meşru eylemini “yasadışı” olarak tehdit edecektir. İdari baskı, sürgün ve işten çıkarma gibi yaptırımlara başvuracaktır.

“Genel Grev”i örgütleyen KESK ve KAMU-SEN’in kamu emekçilerinin tek bir sendikada buluşması ve örgütlenmesi mücadelesindeki kötü sicillerini biliyoruz. Kamu emekçilerinin yeteri örgütlenmeden, kadro ve donanımdan yoksunluğu ve dağınıklığı gibi sorunları unutulmadan alınan bu ‘genel grev’ kararı elbette desteklenmelidir. Devletin muhtemel baskılarına, sendikal bölünmeye katkı sunan MEMUR-SEN gibi sendikaların saptırıcı eylemlerine karşı nasıl bir önlem alacaklarını, nasıl davranacaklarını şimdiden düşünmek ve örgütlerini bunlara hazırlamak durumundadır.

Eylem yasal ve fiilî baskıları gündeme getirdiğinde; sendikalar bu duruma göre hem önemli bir hukuk savaşına, hem de tüm emek ve emekçi dostlarını yanlarına alarak ‘genel grevi’ başarıya taşımak durumundadır.

Genel Grev, Siyasî Grev, Genel Direniş, Hak Grevi ve Doğrudan Demokrasi haklarını kullanmak isteyen işçi ve emekçiler mevcut yasal düzenlemeler ve uluslararası anlaşmalarla yeterince teminat altına alınmamış olsa da burjuvazinin baskı ve terörüne karşı yasal ve meşru bir zemindedirler.

Gazetemiz Çalışanları kamu emekçilerinin haklı mücadelesinin yanındadır.                                            

İŞÇİ BİRLİĞİ


Yazıyı arkadaşıma gönder
: E-Posta Adresiniz
: Adınız
: Arkadaşınızın E-Posta Adresi
: Güvenlik Kodu > 600643
: Mesajınız
Tasarım ve Kodlama Sorun Teknik Büro tarafından yapılmıştır.