İşçi Birliği

 

Güncel

Etkinlik ve Duyurular

İŞÇİ BİRLİĞİ Gazetesi'nden haberdar olun. E-posta adresiniz:

Google site içi arama

Kobay İşçiler Davası

Bundan tam iki yıl önce Tuzla Gisan Tersanesi’nde 19 işçi can kurtarma filikası deneyinde kobay olarak kullanılmak istenirken bir iş cinayeti meydana geldi ve üç işçi hayatını kaybetti. Diğerleri ise yaralandı. Bu iş cinayetinin ilk duruşması 27 Temmuz’da Kartal 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Başbakanlık Denizcilik Müsteşarlığı olayın hemen ardından verdiği raporda Gisan Tersanesi yetkililerinin olaydan sorumlu olduğunu tespit etmişti. Yine olayın meydana gelmesinden bir ay sonra Sosyal Güvenlik Kurumu müfettişleri bir rapor hazırlamış ve raporda da işçilerin filikaya bindirilmesinin ancak tersane yetkililerinin talimatıyla gerçekleşebileceğini belirtmişlerdi. Ama savcı, daha işin başında sorumluların kasten adam öldürmek yerine tedbirsizlik ve dikkatsizlikle adam öldürdüğüne kanaat getirmiş ve sorumlular hakkında olması gerekenden daha az ceza talep etmişti. Tüm sorumluluğu tersane yetkililerine yüklemek istemediği anlaşılan mahkeme heyeti dosyayı bir kez daha bilirkişiye göndermiş. Tersane sektörüyle aynı saftaki gemi mühendislerinden oluşan bilirkişi heyetine göre suç, deneyde kullanılan filikayı üreten Çin’deki firmadaydı, yani cinayetin sorumlusu “dış mihraklar” oluyor! Yani cinayetin gerçek sorumluları asla hak ettikleri cezayı almayacaklar.

Duruşmayı izleyenlerin anlattığı kadarıyla, mahkeme başkanı Ali Nevzat Aygün, şikâyetçi olup duruşmaya katılmak isteyen kazadan sağ kurtulmuş üç işçiye nedensiz bağırmış ve aşağılayıcı bir tavırla bu işçileri karşılamış. İşçiler duruşma çıkışında mahkemenin bu tavrına tepki göstermişler. Duruşmayı izleyenlerden biri olayı şöyle anlattı: “Mahkeme salonuna önce sanıklar ve sanık avukatları alındı. Buraya kadar her şey sakindi. Mübaşir şikâyetçileri daha sonra aldı. Üç işçi çekinerek, elleri önlerinde kavuşmuş şekilde içeri girdiler. Ardından hâkim, iğrenç bir sesle bağırıp çağırmaya başladı. İşçiler düzeni bozacak bir şey yapmamışlardı ve önce hâkimin kime bağırdığını anlamadılar, sonra anladılar kendilerine bağırıldığını. İnsan ancak köpeğe böyle bir ses tonuyla bağırır. Adam resmen köpek muamelesi yaptı.”

Haklarını arayan işçilere karşı kin ve öfkeyle muamele ettiğini öğrendikten sonra mahkeme başkanı hakkında biraz araştırma yapmaya karar verdik ve başkanın kardeşinin 2000’li yılların başında Ali Balkaner’le birlikte bir banka dolandırıcılığına karıştığını ve yargılandığını, hapishanede avukatlarıyla yapacağı görüşmeleri hâkimlik yapan kardeşi sayesinde diğer tutuklulara göre rahatlıkla gerçekleştirdiğini ve hatta tüm bunların dönemin burjuva basınında da yer aldığını öğrendik. Kartal Ağır Ceza Mahkemesi’nin adı, yakın zamanda Abdi İpekçi cinayetinin ünlü sanığı faşist tetikçi Mehmet Ali Ağca vesilesiyle de gündeme geldi. Bu davada ise Kartal Ağır Ceza Mahkemesi’nin o zamanki üyelerinden Nermin Aboşoğlu’nun  Ağca’nın avukatlığını yapan eski savcı Yılmaz Aboşoğlu’nun karısı olduğu ortaya çıkmıştı. Anladık ki mahkeme başkanının işçilere bağırması ve onları aşağılaması hiç de nedensiz değilmiş.

İstanbul’dan İŞÇİ BİRLİĞİ okuru bir avukat


Yazıyı arkadaşıma gönder
: E-Posta Adresiniz
: Adınız
: Arkadaşınızın E-Posta Adresi
: Güvenlik Kodu > 877540
: Mesajınız
Tasarım ve Kodlama Sorun Teknik Büro tarafından yapılmıştır.