Yıllardır işçi arkadaşlardan sıkça şunlara benzer sözler duydum, duyuyorum:
“Bizim patron kötü, yandaki işletmenin patronu iyi.”
“Patron namazında niyazında adam, şu halimizi görse hemen maaşımıza zam yapar. Ama şu Genel Müdür yok mu...”
“Eski çalıştığım işyerinin patronunu mumla arıyorum.”
Bu arkadaşlara sorunun tek tek patronların, tek tek yöneticilerin iyi ya da kötü olmalarından kaynaklanmadığını, sorunun bir bütün olarak patronlar sınıfından, kapitalizmden, sömürü düzeninden kaynaklandığını nasıl anlatmalı?
Bana kalırsa bunu anlatmanın en iyi yolu, konuştuğumuz işçinin çalıştığı sektörü iyi tanımaktan geçer.
Her işletme faaliyet gösterdiği sektördeki başka işletmelerle rekabet halindedir. Her patron aynı ürünü rakip firmaya göre daha ucuza satmaya çalışır. Bu yüzden de, sürekli üretim masraflarından kısmaya, işçiyi daha az paraya daha çok çalıştırmaya gayret gösterir.
Eğer biz çalıştığımız sektördeki rekabet koşullarını, patronlar arasındaki savaşı iyi bilirsek, işçi arkadaşlara şunu daha iyi anlatabiliriz: sömürü düzeyi asıl olarak patronun, yöneticinin karakteri değil, rekabet koşulları tarafından belirlenir; kapitalizm ve onun kaçınılmaz sonucu olan rekabet devam ettiği sürece kötü çalışma koşulları da devam edecektir.
Bu yüzden çalıştığımız sektördeki rekabet koşullarını iyi takip etmemiz, işçi arkadaşları yanılgılarından canlı örneklerle kurtarmamız gerektiğini düşünüyorum.
Salim Çınar