İşçi Birliği

 

Güncel

Etkinlik ve Duyurular

İŞÇİ BİRLİĞİ Gazetesi'nden haberdar olun. E-posta adresiniz:

Google site içi arama

Hakkını Arayan Brillant İşçileri

Beylikdüzü’ndeki Brillant perde fabrikası işçileri, 2 aylık maaşlarını alamadıkları için 30 Temmuz 2010 tarihinde işbaşı yapmadı ve fabrika yönetimine taleplerini bildirdi. Yaklaşık 700 işçinin işbaşı yapmayarak gösterdiği tepki, patron tarafından maaşların alelacele ödenmesine yol açtı. Eylemde öne çıkan işçilerin işten atılma süreci de başlamış oluyordu: İlk işçi 6 Ağustos’ta, ikinci işçi 9 Ağustos’ta herhangi bir gerekçe gösterilmeden işlerinden atıldılar.

İşten atılan işçiler “kaderlerine razı olmak” yerine mücadeleyi seçti. 19 Ağustos’ta bir basın açıklaması yaparak Brillant fabrikasındaki işçi kıyımını dile getirdi. Basın açıklamasına direnişteki UPS işçileri destek verdi. Basın açıklaması, vardiya değişimine denk getirilerek diğer işçilerin de katılımı sağlandı. Hakkını Arayan Brillant İşçileri imzalı bildiriler dağıtıldı. Fabrika yönetimi, sirenleri çalıştırarak direnişteki işçilerin sesini kısmaya çalışsa da başarılı olamadı.

Fabrika yönetimine karşı sürdürülen mücadele bir süre için işçi atmaların önüne geçti; Ancak 25 Ağustos’ta C vardiyasında çalışan bir işçi, gene hiçbir gerekçe gösterilmeden işten atıldı. 20 gün içinde işten atılan işçilerin sayısı 3’e yükselmiş oldu.

İş akdine son verilen işçilerden biri fabrikadaki çalışma koşullarını ve giriştikleri mücadeleyi şöyle anlatıyor:

“Bu fabrikada 1200 işçi çalışıyor. 8 saatlik normal çalışma süresi ve 8 saat zorunlu mesai var. 16 saat boyunca birçok ihtiyacımızı gidermeden çalışmak zorunda kalıyoruz. İşçiler sigaralarını bir-iki dakikada tuvalette içiyor. Kimileri aşırı yorgunluktan tuvalette uyuya kalıyor. Bayram avanslarımızı artık vermiyorlar. Prim de alamıyoruz. Gece vardiyaları için ek ücret de söz konusu değil. Bunlar kölelik koşulları değil de nedir?

Ben bu fabrikaya girdiğimde sapasağlamdım. Şimdi bel fıtığına sahibim. Birçok işçi arkadaşım da fiziki rahatsızlık yaşıyor. Çalışma koşulları, yalnızca fiziki rahatsızlıkları değil iş kazalarını da beraberinde getiriyor. İş kazası geçiren arkadaşlarımız hiçbir tazminat ve güvence edinemeden fabrikadan uzaklaştırılıyor. Sürekli işten atmalar oluyor, ama sesini çıkaran kimse olmuyor. İşten atılanlar evinin yolunu tutuyor. İşçiler için teslimiyet yanlış bir tutum. İşçiler haklarını aramalılar. Biz sesimizi çıkardık diye işten atıldık. Görüyorsunuz, atılmış olmamıza rağmen fabrika dışından mücadelemize devam ediyoruz. 30 Temmuz’da işbaşı yapmayarak uzun zamandır ödenmeyen maaşlarımızı kısa zaman içinde almıştık. Patronun etekleri tutuşmuştu. Bu örnek bile işçilerin birleşerek hareket etmelerinin ne tür kazanımlara yol açtığının bir göstergesi. İşçiler birlikte hareket ederlerse kazanamayacakları hiçbir mücadele yoktur..”

İŞÇİ BİRLİĞİ KOLEKTİFİ


Yazıyı arkadaşıma gönder
: E-Posta Adresiniz
: Adınız
: Arkadaşınızın E-Posta Adresi
: Güvenlik Kodu > 338399
: Mesajınız
Tasarım ve Kodlama Sorun Teknik Büro tarafından yapılmıştır.