İşçi Birliği

 

Güncel

Etkinlik ve Duyurular

İŞÇİ BİRLİĞİ Gazetesi'nden haberdar olun. E-posta adresiniz:

Google site içi arama

Rimaks Tekstil’de İşten Atılan İşçiler Geri Alınsın!

Sendikal örgütlenmeyi baltalamak için patronların kural haline getirdiği işten çıkarmalara bir yenisi daha eklendi! Rimaks Tekstil firması, Bartın ve İstanbul Tuzla’daki fabrikalarında sendikaya üye oldukları için iki hafta içinde tam 133 işçiyi işten çıkardı. Buna karşı işçiler, her iki fabrika önünde direniş başlattılar.

Firmanın İddiaları ve Gerçekler

Rimaksİşçilerden öğrendiğimize göre, başta Danimarkalı Bestseller firması olmak üzere çeşitli büyük firmalar için kot üreten şirket, Uluslararası Tekstil İşçileri Sendikası’yla anlaşmasından dolayı Bestseller firmasının uymak zorunda olduğu kuralları, kendi “sosyal sorumlulukları” gereği işçilere tanıdığı haklar gibi göstermekte, bunları kendi internet sitesinde de yayınlamaktadır. Buna göre, Rimaks firması; ücretler, mesai ve fazla mesai süreleri gibi konularda yasalara uyacak; Çocuk işçi çalıştırmayacak; işçi sağlığı için uygun çalışma koşullarını sağlayacak; işçileri kendi rızaları dışında çalıştırmayacak; ve örgütlenme özgürlüğüne saygı duyacaktır.

Gerçekteyse, işçilerin çalışma koşulları, şirketin bu sözde “sosyal sorumluluk” ilkelerine ne kadar uyduğunu apaçık bir şekilde göstermektedir. İşçiler, sıcaklığın ortalama 28-29 derece olduğu tozlu bir ortamda çalışıyor, yasak olmasına rağmen kot taşlama da zaman zaman yapılıyor, “normal” çalışma süresinin günde 10,5 saat olduğu fabrikada işçiler kimi zaman sabaha dek süren fazla mesailere zorlanıyor, fazla mesaiye kalmak istemeyen işçi işten atılıyor, bir elektrik kesintisi nedeniyle 10 dakika duran iş için işçiler fazladan yarım saat çalıştırılıyor, fabrikada çeşitli bahanelerle işçiler bir yıllarını doldurmadan işten çıkarılıp yerlerine düşük ücretlerle çalışmayı kabul edecek yeni işçiler alınıyor.

Bu ikiyüzlüce oyunun son halkası, sözde “örgütlenme özgürlüğünü” kabul eden Rimaks patronunun, bu çalışma koşullarına karşı birlikte mücadele etmek için Teksif sendikasına üye olan işçileri işten atması oldu. Bir yandan sendikayla görüşmelerini sürdürerek işçileri oyalayan işveren, diğer yandan işçiler arasında öncülük yaptığını düşündüğü işçileri işten atarak örgütlenmeyi kırmaya çalışıyor. Temmuz ayı içinde işçilerle yaptığı toplantıda “işçi çıkartmayacağız, daha da büyüyeceğiz, isteyen istediği sendikaya üye olabilir, bu doğal hakkıdır” diyen patron, bu sözlerine karşın, işçileri sendikadan istifa ettirmek için baskı, tehdit ve şantaj uygulamanın yanısıra, işlerin bir kısmını fason üretim yapan taşeron şirketlere kaydırmaya başladı. Firma bu uygulamayla, işçilere, işler azalmış gibi göstermek isterken, fason şirketlerde çalışan işçiler, siparişleri yetiştimek için her gece fazla mesai yapıyorlar.

Tehditler İşe Yaramayınca İşten Çıkarmalar Başlıyor

Bartın'daki fabrikada Haziran sonunda 20 işçinin işine son verilmişti. Tehdit ve şantajlarına devam eden firma bundan sonuç alamayınca İstanbul'da önce 20 sonra 41 işçiyi, Bartın'da da 16 Ağustos'ta 7 işçiyi daha işten çıkardı. Bartın’da arkadaşlarının işten çıkarılmasını fabrika bahçesinde protesto eden işçiler, jandarmanın fabrikaya gelmesi ve müdahale etme tehdidinde bulunmasının ardından, sendikanın görüşmeler devam ettiği için bu eylemin bitirilmesi çağrısıyla fabrikadan ayrıldılar. Ertesi gün 16 işçinin daha işten atılmasıyla birlikte, toplam 23 işçi Bartın’daki fabrikanın önünde direniş başlattılar. Bu işverenin 5 işçiyi sendikadan istifa ettirmek için zorla notere götürmesi üzerine, noter binası önüne giden işçilerin, burada slogan atmalarını polis engelledi. Son olarak, bir yandan Türkiye’ye gelen Uluslararası Tekstil İşçileri Sendikası yetkilileriyle masaya oturan şirket, 26 Ağustos günü 29 işçiyi daha işten attı. Bu son işten çıkarmayı protesto eden işçiler, Bartın karayolunu trafiğe kapatarak gösteri yaptılar. Müdahale etmek için gelen jandarmanın gelmesi üzerine, şehir merkezine yönelen işçiler, burada sloganlarla seslerini duyurmaya çalıştılar.

Sanayi Yayıldıkça Sınıf Karşıtlığı da Yayılıyor

Gene işçilerden öğrendiğimize göre, daha önce İstanbul’da bir fabrikası olan şirket, devlet teşviğinden yararlanmak için fabrikasını 5-6 yıl önce Bartın’a taşımış. Yani, işçilere bu çalışma koşullarını ve örgütsüzlüğü dayatan şirket, devletten elektrik, su gibi giderler ve işçilerin sigorta primleri konusunda teşvik almak, ve küçük bir kent olan Bartın’da işgücünün ucuzluğundan faydalanmak için bu kente taşınmış. Ne var ki, Rimaks fabrikasındaki işçilerin mücadelesi, diğer fabrikalardaki işçiler üzerinde de etkisini göstermekte gecikmemiş. Eskiden kâğıt üzerinde aldıkları asgari ücretin bir kısmını patronlarına getirip geri veren fason işletmelerdeki işçilerin ücretlerinde düzelme olmuş. İşçiler, burada sendikalaşmayı başarırsak, bu diğer fabrikalara da yayılacak diyorlar. Bu da, sanayiyi Anadolu’ya yayarak ülkeyi “kalkındırmak” ve böylece sınıf çelişkilerini azaltmak yönündeki girişimlerin, gerçekte sermayeyle ücretli emek arasındaki karşıtlığı keskinleştirmek ve yaygınlaştırmaktan başka bir sonuca yol açmayacağını gösteriyor.

Hem Bartın’da, hem İstanbul’da, işçiler, sendikal hakları tanınana ve işten atılan bütün arkadaşları geri alınana kadar mücadele etmekte kararlılar. İŞÇİ BİRLİĞİ GAZETESİ olarak, Türkiye’den ve dünyadan bütün işçi ve emekçilerle işçi sınıfının dostlarını, haklı mücadelelerinde Rimaks işçilerine destek vermeye çağırıyoruz.

İŞÇİ BİRLİĞİ KOLEKTİFİ


Yazıyı arkadaşıma gönder
: E-Posta Adresiniz
: Adınız
: Arkadaşınızın E-Posta Adresi
: Güvenlik Kodu > 247720
: Mesajınız
Tasarım ve Kodlama Sorun Teknik Büro tarafından yapılmıştır.