İşçi sınıfının ve emekçi halkların her türlü burjuva, gerici ideolojilerden bağımsız bir mücadele kürsüsü olmayı amaçlayan İŞÇİ BİRLİĞİ Gazetemizin 6. Sayısı, referandum gündemiyle geniş kitlelerin politizasyonunun yoğunlaştığı bir dönemde okurlarıyla buluşuyor.
İŞÇİ BİRLİĞİ KOLEKTİFİ, mevcut imkanlarımız ne kadar sınırlı olursa olsun, "ehven-i şer" teorileriyle ezilen ve sömürülen yığınları bol katırlı ve satırlı düzen seçeneklerine mahkum etmenin teori ve pratiğini yapan kimilerine inat, böyle bir ortamı işçilerin ve emekçilerin bağımsız sınıf bilinçlerini yükseltmek için bir fırsat olarak kullanmaya azami çabayı göstermiştir ve bundan sonra da gösterecektir. Çizgisi doğru olanın er ya da geç ordulaşacağının, düzen güçlerinin dümen suyunda yol almaya çalışanların ise bugünkü güçlerini bile koruyamayacaklarının bilinciyle hareket ediyoruz.
Kimileri kapitalist TC devletinin çürümesini ve kokuşmuşluğunu, "derin devlet", "çeteler", "haliç'teki simonlar"la açıklamaya ve aklamaya çalışadursun, çürüme ve kokuşma sistemin ve rejimin en derin köklerinden kılcal damarlarına kadar yayılmaktadır.
Düzenin çürüyüp yozlaşmasının had safhaya vardığı, mücadele eden işçilerin ve emekçilerin her bir anlamlı çıkışının bastırılmasında daima revaçta birer silah işlevi görmüş olan "vatan haini", "bölücü, "terörist, "PEKAKA" çağrışımlarını egemen sınıf kesimlerinin temsilcilerinin birbirlerine karşı kullanmaya başladıkları bir ortamda, işçilerin ve emekçilerin kendi nihai çıkarlarını gerçekleştirme yolunda burjuvazinin ve burjuva devlet aygıtının farklı kesimleri arasındaki her çatışmadan azami derecede faydalanmasını, burjuva politika bezirganlarının bütün sahtekarca sözlerinin gerçek sınıf anlamını bir çırpıda sökmeyi öğrenmeleri giderek daha büyük bir önem kazanıyor.
Kapitalist üretim anarşisinin bataklığı üzerinde, evet, "hepimiz aynı gemideyiz." Ama çoğunluk küreklere koşulmuşken, bazıları da güneş banyosu ve siesta yapıyor. Bugün emekçilerin sırtından elde edilen kazancın ve bunun ürünü olan iktidarın paylaşımı uğruna birbirlerinin gözünü oyanların, ezilen ve sömürülen kendi çıkarları uğruna en küçük bir bağımsız hareketlenmesinde onlara karşı nasıl bir yumruk gibi birleşeceklerini (bütün Türkiye tarihinin tekrar tekrar bize öğrettiği bu gerçeği) bir an için bile akıldan çıkarmadan, işçiler ve emekçiler olarak, ya düzen politikacılarının (ve tabii ki "yetmez ama evet", "şeriat gelir hayır" vb. akıl fukarası formülleriyle onların içimizdeki uzantıları işlevi gören ilkesiz "ehven-i şer" teorisyenlerinin de), şantaj, tehdit, sahte umut tacirliği, vb. klasik yöntemleriyle haklı demokratik, sosyal, ekonomik özlemlerimizden yararlanmalarını engellemesini öğreneceğiz ya da kapitalizmin bataklığında daha uzun süre başkalarının hayrına kürek çekmeye devam edeceğiz.
İŞÇİ BİRLİĞİ KOLEKTİFİ