İşçi Birliği

 

Güncel

Etkinlik ve Duyurular

İŞÇİ BİRLİĞİ Gazetesi'nden haberdar olun. E-posta adresiniz:

Google site içi arama

Ambar İşçilerinin Yaşamından

Çoğunlukla Akdeniz bölgesinde bulunan “ambar” işletmelerinde binlerce insan sigortasız, güvencesiz ve düşük ücretle çalıştırılmaktadır. Toplumun büyük kısmının bihaber olduğu bu alanla ilgili yaşanan olumsuzlukları ortaya koymak adına bir ambar işçisi ile yaptığımız röportajı yayınlıyoruz.

İŞÇİ BİRLİĞİ:
Ambar işlerinde kaç yıldır çalışıyorsunuz?

Fatma:
Ortalama olarak 10 yıldır çalışıyorum. 6 yıl aynı iş yerinde 4 yıl da farklı işyerlerinde çalıştım. İşimiz süreklilik arz eden bir iş değil; kışın yoğun olurken yazın ise pek iş olmuyor.

İŞÇİ BİRLİĞİ:
Ambar işi nasıl bir iş, çalışan olarak sizler ne yapıyorsunuz?

Fatma:
Gelen meyveleri ambalajlıyoruz. Daha çok narenciye üzerinde ambalajlama yapıyoruz. Ambalajladıklarımız çoğunlukla yurtdışına ihraç ediliyor; özellikle Arap ülkelerine gidiyor.

Ambar işi narenciye, soğan vd. meyve ve sebzelerin ambalajlandıkları yerler anlamında kullanılmaktadır. Ambar işinde büyük çoğunluk ambalajlama işinde çalışıyor. Ambalajlama dışında yükleme, mutfak, temizlik, sekreterlik gibi işler de bulunuyor.

İŞÇİ BİRLİĞİ:
İşyerlerinde kaç kişi çalışılıyor, çalışanların çoğunlunu bayanlar mı, erkekler mi oluşturuyor?

Fatma:
Bizim işyerinde 500 kişi çalışıyor. Daha büyük firmalar da var. Tahminen oralarda 750-1000 arasında işçi çalışıyor. Bizim çalıştığımız işletmeden daha küçük işletmelerde bulunuyor. Oralarda da ortalama 250 kişi çalışıyor.

Çalışanların büyük bir çoğunluğunu bayanlar oluşturuyor. Ambalaj işini bayanlar yükleme işini erkekler yapıyor. Bizim işyerinde tahminen 60-70 erkek çalışıyor, kalanı bayanlardan oluşuyor.

Çalışanlar arasında küçük yaşta çocuklar (ilkokulu bitirenler) dâhil farklı yaş grupları çalışıyor. 13 yaşından 50 yaşına kadar ama çoğunluğunu 17-35 arasındaki yaş grubunda. Çalışanların çoğunu bekârlar oluşturuyor. Bekârların önemli bir kısmını çeyizlerini hazırlamak için çalışan genç kızlar oluşturuyor. Aileye katkı yapmak için de çalışanlar var.

İŞÇİ BİRLİĞİ:
Çalışma süreniz nasıl, aldığınız ücret ne kadar?

Fatma:
Sabah 6.30’da işe başlıyoruz, akşam 6’da bitiyor. Tabii mesai yoksa. Mesai mecburi. Mesai gece 12-01’e kadar sürebilir. Mesai küçük yaştaki çocuklar için de geçerli.

Şimdi 20-21 lira alınıyor. Mesaide ise saat başına 2,5 lira veriliyor. Çalışanların tümü bu ücrete dâhildir; yani asgari ücret alınıyor.

Erkekler biraz daha fazla alıyorlar. (21-25 lira arasında ücret alıyorlar)

Genel olarak akşam 9’a kadar çalışıldığında 2 yevmiye yazılması gerekirken yazılmıyor.

Patronun Antalya’da da işleri var. O işler için buradan işçi gönderiyor. Çoğu çalışan tercih etmediği için daha yüksek ücret veriliyor. Oraya gidenler ortalama 50 lira alıyorlar. Ama orada şöyle bir kural var: Mal hangi saatte gelirse gelsin (örneğin gece 3-4’te de gelse) işçi çalışmak zorunda. Bunun için onlara ek ücret verilmiyor.

İŞÇİBİRLİĞİ:
Sigortanız var mı?

Fatma:
Aşçılar sigortalı. Bunun dışında durumu çok ama çok kötü olanlardan birkaç kişi sigortalı, eskilerden birkaç kişi ile masa başı iş yapan birkaç kişi sigortalı. Bunun dışındakiler ise sigortasız.

Sigortacılar geldiğinde bizleri fabrikanın arkasına alıyorlar. Hatta bizleri yağmurun altında tuttukları da oldu. Sigortacılar da sanki gelip bakıyorlarmış gibi yapıyorlar. Bence bilmelerine rağmen seslerini çıkarmıyorlar. Bizlerden de sesini çıkaran pek olmuyor. Aslında herkes işin farkında ama sesini çıkaran anında işten atıldığı için sesini çıkarmıyor.

Hepimize forma diktiler ve zorla giydirmek istediler. Sözde sigortalı gibi görüneceğiz. Formanın üzerinde gerçekte olmayan bir sigorta numaramız olacak. Birileri geldiği zaman sigortalı görünmek için. Sürekli giyenler fazla olmuyor. Her gün giymemiz için uyarılıyoruz ama çalışanlar giymek istemiyor. Kimi işin farkında olduğu için, kimileri de yakışmadığını düşündüğü için giymek istemiyor.

Çalışma koşulları oldukça kötü. Öğlen yemeği arası 1 saat olmasına karşın, çoğu zaman yarım saatten fazla kullanamıyoruz. Akşam yemeği için 10-15 dakika veriyorlar. Çay vb. molalar yok; termosta çay götürmek de yasak. İçecek hiçbir şey konulmuyor; su bile konulmuyor. Başka yerlerde sürekli su bulunuyor arada bir tatlı falan dağıtıyorlar.

Bütün gün yırtınarak çalışmamıza karşın, karşımıza geçip bağırıp çalışıyorlar ve iyi çalışmadığımızı söylüyorlar. Tuvalete gidildiğinde saat tutuluyor. Tuvaletten çıktığımızda saate bakıp ısrarla bakışını göstermek istiyor. Telefon etmek yasak; oralarda şebekeyi kestikleri için telefonlar da çekmiyor.

Sürekli en yüksek performans isteniyor. İstisnasız her gün bir önceki günden daha iyi çalıştığımız ve o günü yakalamak için daha fazla çalışmamız için baskı uygulanıyor.

İŞÇİ BİRLİĞİ:
Çalışma koşullarınızın düzeltilmesi için ne yapılması gerekiyor? Bu noktada bir şeyler yapıyor musunuz?

Fatma:
Birlik olmak gerektiğini biliyorum, ama nasıl olacak? Hak talep edenin anında atıldığı bir süreç yaşıyoruz. Herkes işsiz kalmaktan korkuyor. Arada bir örgütlenmemiz gerektiğini konuşuyoruz ama bu konuşmalar ya öğle yemeği arasında ya da tuvaletlerde konuşuluyor. Fiilî bir duruma getirilemiyor. Bildiğim kadarıyla şu ana kadar Antakya’daki hiçbir ambarda ciddî bir direniş yapılamadı.

Gerçekten birlik olsaydık birçok şey yapabilirdik. 500 kişinin çalıştığı yerde patronun yalakalarını çıkarttığımızda 450 kişinin işi birden bıraktığını düşündüğümüzde patron kısa zamanda bu kadar işçi bulamaz. İşleri allak bullak olur ve çalışma koşullarında ya bir takım haklar verir ya da hepimizi işten atmak durumunda kalır. Herkesi aynı anda atmasının mantıklı olmadığını düşündüğümüzde mutlaka bazı haklar kazanırdık. Ama bir türlü örgütlenemiyoruz. Sayımız hep zayıf kalıyor ve patron çıkıştığında hemen hemen kimse sesini çıkarmıyor.

İŞÇİ BİRLİĞİ:
Bize zaman ayırdığınız için teşekkür ediyoruz.

Fatma:
Asıl ben teşekkür ediyorum. Antakya’da başta beni olmak üzere binlerce işçiyi ilgilendiren bir konuya gazetenizde yer ayırdığınız için teşekkür ediyoruz. Arada bir okuduğumuz günlük gazeteler bu sorunlarımızdan pek bahsetmiyor.

 İŞÇİ BİRLİĞİ


Yazıyı arkadaşıma gönder
: E-Posta Adresiniz
: Adınız
: Arkadaşınızın E-Posta Adresi
: Güvenlik Kodu > 667440
: Mesajınız
Tasarım ve Kodlama Sorun Teknik Büro tarafından yapılmıştır.