İşçi Birliği

 

Güncel

Etkinlik ve Duyurular

İŞÇİ BİRLİĞİ Gazetesi'nden haberdar olun. E-posta adresiniz:

Google site içi arama

TARİŞ Kazanımı Kimi Sevindirdi?

TARİŞ işçileri 45 günlük direnişlerini kısmî kazanımla tamamladılar. Peki, sonuçta kim ne kazandı, kim ne kaybetti?

Bu soruya verilebilecek en kısa cevap aslında belli: Tabii ki işveren yine kazandı. Neden mi? Çünkü patron kriz var, fabrikayı kapatıyorum, kriz bahaneleriyle yüzlerce kişiyi işten çıkarmayı, işsiz bırakmayı ve ailelerini de herhangi bir geliri olmayan işsizler, ezilenler, sefiller ordusuna kazandırmayı bir kere daha başardı.

TEKEL Direnişi’yle aynı dönemlerde gelişen ve yaklaşık benzer kazanımlarla sonlanan bu direniş yine TEKEL Direnişi’nde olduğu gibi işçilere ve tüm emekçi kesimlere bir kere daha “Hak verilmez alınır, zafer sokakta kazanılır!” söyleminin haklılığını açıkça göstermiş ve kanıtlamıştır. Kazanmak için sermayeye, sömürgeci kapitalist zihniyete karşı direnmekten, mücadele etmekten ve sokaklarda birlik olmaktan başka bir yol olmadığı bir kere daha anlaşılmıştır. “Bir musibet bin nasihatten iyidir.” atasözünün de anlattığı gibi TARİŞ ve TEKEL direnişine katılan işçiler, yıllardır anlatılmaya çalışılan “emeğin gücü, birlikte mücadele, birlikte güçlüyüz, kapitalistlerin gücü bizim birlik olamayışımızdandır” gibi söylemlerin gerçek hayatta ne anlamlara geldiklerini yaşayarak öğrenmişler ve toplumdaki gerçek çatışmanın Türk-Kürt, Alevi-Sünni, Ermeni-Müslüman… gibi yapay çatışmalar değil ezen-ezilen, sömüren-sömürülen, kapitalist-emekçi… eksenli çatışmalar olduğunu açık bir şekilde görmüşler ve işçi sınıfına göstermişlerdir. İşçi sınıfı adına bu gerçek bir kazanımdır.

Medya bu direnişte de rolünü başarılı bir şekilde oynamış ve 45 günlük direnişte yaşanan güçlükleri haber yapmamayı, gündeme getirmemeyi ustalıkla başarmış, halkın gündemini yapay çatışmalarla, siyasî dalaşmalarla doldurmaya devam etmiştir.

Direnişin bitimindeyse gazetelerdeki konuyla ilgili başlıklara baktığımızda, kiminin “TARİŞ direnişi kazanımla sonuçlandı.”, kimininse “TARİŞ direnişi kısmi kazanımla sonuçlandı.” gibi başlıklar atarak bir günlük de olsa, ucundan kıyısından işçilerin yanındaymış gibi bir role bürünmeleri dikkatten kaçmadı. Oysaki 45 günlük süreçte neler yaşandı, kimlerle nasıl mücadele edildi, kapalı kapılar arkasında ne pazarlıklar döndü,  neler oldu, yüzlerce işçinin ve ailelerinin hayatları, gelecekleri nasıl karartıldı hiç bunlar dillendirilmedi, gündeme getirilmedi, gösterilmedi, aksine tüm gerçekler yok sayılarak her zaman olduğu gibi ustaca gizlendi, örtbas edildi. 

Gerçekte kazanım mı değil mi? sorusunu sormak gerekiyor. Direnişe katılan işçiler kısmi kazanımla direnişi sonlandırdılar, direnişte yer almayanların ise hakları hepten gaspedildi, kısmi de olsa kesinlikle kazanım verilmedi. Peki direnişe katılan işçiler nasıl kazanımlar elde etti de direnişe son verdiler: Zaten işlerinden olan bu işçiler birde tazminatlarımızdan olmayalım mantığıyla kendilerine öngörülen ödeme tablosunu kabul etmek zorunda bırakıldılar ve direniş böylece sonlandırıldı. Direnişe katılan işçiler tazminatlarının %35’ini 20 Nisan’da aldılar; %35’ini de 4 Mayıs’ta aldılar; geriye kalan %30’u ise iki taksit halinde Haziran ve Ağustos aylarında alacaklar ama ortada güvence yok. Hadi hayırlısı demekten başka çare gelmiyor elimizden. İşçileri cezbeden teklif %70’i 15-20 gün içerisinde alacak olmalarıydı; çünkü aylardır ödenmeyen maaşlardan dolayı çoğu sermayenin, kapitalist sistemin yasal güvenceli kan emicileri, tefecileri olan bankalarına çeşitli kredilerle, özellikle kredi kartlarıyla borçlanmış, hacizlik duruma gelmişlerdi. Bu koşullarda zararın neresinden dönersek kârdır, mantığıyla aslında direnişin başında TARİŞ yönetimi tarafından teklif edilen haklar kabul edilmiş oldu. Tekrar hatırlatmakta fayda var, direnişe katılmayanlar bu hakları da kazanamadı. Bu bakımdan direnişin, direnmenin, birlik olmanın önemi burada bir kere daha açıkça görülmüştür.  

Her şeyden önce TARİŞ direnişi bir kere daha gösterdi ki sınıf isterse yapar fakat sınıf dayanışması olmazsa yapabilecekleri de sınırlıdır. Aslında TARİŞ’te kazanımmış gibi gösterilmeye çalışılan şey hak gaspından başka bir şey değildir.

Direniş bittikten birkaç gün sonra bir işçiyle ayaküstü konuyla ilgili sohbet etmeye çalışıyorum; hemen kaçtığını fark ediyorum. Neden, ne oldu, ben şimdi ne yaptım… gibi bir dizi soru geliyor aklıma ama anlamak, algılamak o kadar da zor değil; çünkü haber yapalım, biraz anlat gerçekleri yazalım… türünden ifadelere doymuş taşmış ki daha benzer türden bir iki tür sözcük duyar duymaz savunma pozisyonunu alıyor ve bu sefer sorgu saldırısına uğruyorum

Belli ki bu süreçte beklentilerini karşılamayan sağlı “sol”lu bir sürü grup ve gazete ile karşılaşmışlar. Böylelerinden büyük ölçüde ağızları yanmış olmalı ki beni de böylelerinden biri görüyorlardı...

Sizin için bu bir kazanım mı, diye sorduğumda ise aldığım cevap oldukça basit ve açık: İşsiziz işte, ortalıkta boş boş dolaşıyoruz, paranın %35’ini aldık borçlara yatırdık, geri kalanla ne kadar yaşarız belli değil, kazanım olup olmadığına siz karar verin!

Haber yapan bütün basın kanalları bu hakları gaspedilen direngen işçi sınıfının kendi sesine kulak vermemiştir. Oysa gerçek direnişi yapan, ezilen, eziyeti çeken tabandaki bu işçi kitlesidir. Onların sesine kulak vermek işçi direnişinde yaşanan gerçekleri daha açık ve çarpıcı bir şekilde ortaya koyacaktır.

Memleketimizde türeyen birçok irili ufaklı, işçi partisiyim, komünist partiyim diyen örgütler, sol sendikalar TEKEL eyleminde de gördüğümüz gibi TARİŞ direnişinde de çalışmış, gerçek anlamda işçinin yanında yer almayı başaramamış ve yine genel direnişi örgütleyememiş, önder olamamış, bir kere daha sınıfta kalmıştır. Öndersizlik krizi, işçileri temsil eden bir partinin yokluğu ve gerekliliği gün gibi âşikardır. Bu görevden kaçmak gibi bir lüksümüz yok. Bir an önce işçilerin güvenini almış, bu yolla inşa edilmiş bir partiyi oluşturmak zorundayız.

Orhan Erkin Özüdoğru


Yazıyı arkadaşıma gönder
: E-Posta Adresiniz
: Adınız
: Arkadaşınızın E-Posta Adresi
: Güvenlik Kodu > 646634
: Mesajınız
Tasarım ve Kodlama Sorun Teknik Büro tarafından yapılmıştır.