İlerici geçinen sendikalarımızdan birinin, Petrol-İş’in malî sekreteri, geçen yılın sonuna doğru kendisiyle yapılan bir röportajda, gündeme gelen yolsuzluk olaylarıyla ilgili olarak, kendilerinin temiz olduğunu anlatmak için şu açıklamayı yapıyor: "Bizim para biriktiren bir malî yapımız yok. Kendi yağımızla kavrulmaya çalışıyoruz."
Böylece, sendikasının birikmiş parası olmadığı için, yolsuzluk yapılmasının da söz konusu olamayacağını kanıtlamaya çalışan sayın malî sekreter, neden para birikmediğini bakın nasıl anlatıyor:
"Bizim 900 Bin TL civarında aylık faaliyet bütçemiz var. Yaklaşık 900 bin lira gelirimiz var. Buna yakın da giderimiz var. ...
Bizim toplam gelirimizin yaklaşık yüzde 24'ü yöneticilerin ücretleri ve diğer giderleri için harcanmış. Yaklaşık yüzde 28'i personel giderlerine harcanmış. Dolayısıyla yönetici ve personel ücretleri yüzde 51 civarında. ..."
Yöneticiler sözüyle sadece genel başkan ve yönetim kurulundaki birkaç kişiyi mi kastettiğini, yoksa şube başkanlarını da bu hesaba dahil ettiğini kesin olarak bilemesek de, bu hesaptan anlaşılıyor ki, en fazla 15-20 kişi için harcanan para bütün gelirlerin yüzde 24'ü, yani yaklaşık 225 bin lira.
Sendika yöneticisi bu kadar gelir elde ediyorsa, büyük sermayenin holdinglerinden birinde çalışmaya ne gerek var? En tatlı kariyer yollarından birisinin sendikalarda yöneticilik olduğu anlaşılıyor. İnsan, "yolsuzluk yapılmayan sendika buysa, bir de yapılsaydı ne olacaktı" demekten kendini alamıyor.
Ali Kara