Merhaba,
İşçi Birliği okurlarına Türkiye’de kaçak olarak çalışan bir Gürcü kadın işçiyle çok ilginç tanışma hikayemi anlatmak istiyorum.
Aylık beş yüz dolara, yatılı olarak ağır hasta bir yaşlının bakıcılığını yapan kırklı yaşlarındaki bu kadın, haftanın altı günü kendisine verilen her işi büyük bir disiplinle yapıyor. Gürcistan’daki ailesiyle haberleşmek ve onlara para göndermek içinse izin gününü beklemek zorunda.
Çalıştığı evde birkaç kez karşılaştığım ve çekingenliği yüzünden neredeyse hiç konuşamadığım bu kadın, son karşılaşmamızda da ailesine telefon açmak için dışarı çıkmak üzereydi. Ona benim evimden ailesini arayabileceğini söyledim. Utana sıkıla kabul etti. Eve geldiğinde koltuğun ucuna ilişip oturdu ve bir süre hiç konuşmadı. Sonra kitaplıktaki Lenin kitaplarına şaşkınlıkla bakıp gülümsediğini fark ettim ve ona İşçi Birliği gazetesinin son sayısındaki Stalin resmini gösterdim. “Sen komünist!” diyebildi kadıncağız sanki uzun yıllardır aradığı bir dostunu bulmuş gibi bir sevinçle. Stalin’in resmini görür görmez gazeteyi merakla evirip çevirmeye ve konuşmaya başladı. Yarım yamalak Türkçesiyle defalarca, Stalin’in kentinde, Gori’de doğup büyüdüğünü söyledi. Bunu söylerken gururlanıyordu. “Stalin’den sonra hep kötü, anladık ki yıkılacak” dedi. Brejnev, Kruşçev, Gorbaçov isimlerini telaffuz ederken yüzünü buruşturuyordu; Türkçesi ancak “Allah belalarını versin,” demeye yetti.
Ailesiyle görüştükten sonra evden ayrılırken o ana dek çekingenliğinden yüzüme bile bakmamış olan kadın bana sarıldı, teşekkür etti, birkaç kez “çok sevindim,” diye yineledi. Annesinin Rus olduğunu, kendisinin de bu sebeple Rusça bildiğini ve eğer istersem bana öğretebileceğini de ekledi.
Ülkesinden uzakta alınteriyle ağır bir yaşam mücadelesi veren bu insanı tanımaktan hem çok mutlu oldum, hem de sosyalizmden kapitalizme geri dönen ülkelerde insanların yaşadıkları ve yaşamaya devam ettikleri yıkımları düşününce üzüldüm. Bu insanların deneyimlerinin ciltlerce kitaptan öğrenebileceklerimizden daha aydınlatıcı olabileceğini düşünüyorum. Kendisiyle görüşmeye devam edeceğim. Gerek kendi ülkesinde gerek Türkiye’de yaşadığı deneyimleri öğrenip aktarmaya çalışacağım.
İstanbul'dan İŞÇİ BİRLİĞİ okuru bir eğitim emekçisi