İşçi Birliği

 

Güncel

Etkinlik ve Duyurular

İŞÇİ BİRLİĞİ Gazetesi'nden haberdar olun. E-posta adresiniz:

Google site içi arama

Marmara Üniversitesi Hastanesi’nde 4-C Söylentisi

Marmara Üniversitesi Hastanesi’nde sözleşmeli olarak çalışan işçiler arasında, hastanenin taşınmasının gündeme gelmesiyle birlikte 4-C söylentileri kulaktan kulağa yayılmaya başladı. Pendik Devlet Hastanesi’ne taşınması planlanan hastanede işçiler, yönetimin bu fırsattan istifade ederek kendilerine 4-C’ye geçişi dayatmaya çalışabileceğinden şüpheleniyorlar.

 Hastanede çalışan sözleşmeli işçiler, şu anda Sağlık-Sen’e üye durumdalar. Fakat sendikanın kendilerini korumadığından şikayetçiler. Daha önce Tez-Koop-İş 2 no’lu şubede örgütlü bulunan işçiler, bir süre önce sağlık sektöründe çalıştıkları için mahkeme kararıyla Sağlık-Sen’e geçirildiklerini belirtiyorlar. Sağlık-Sen yöneticileri, kendileriyle bir toplantı yaparak, bu sendikaya iradeleri dışında geçtiklerini hatırlatmış, bu yüzden sendika ne isterse ona uymak zorunda olduklarını ima etmişler. İşçiler, sendika yönetcilerinin kendileriyle adeta dalga geçtiklerini ifade ediyorlar.

Bununla birlikte, sayıları 200'ü bulan sözleşmeli işçiler, Tez-Koop-İş zamanından gelen bir örgütlülük deneyimine sahip. Bahsi geçen 2 No’lu şubede, bundan birkaç yıl öncesine kadar, şubeyle işçiler arasında yakın bir ilişki bulunduğunu belirtiyorlar. Daha sonra bu şube, Faruk Üstün ve arkadaşlarının sarı sendika yöneticileri ve sendikayı tepeden ele geçirmeye çalışan kariyerist bir çevrenin işbirliğiyle önce hukuksuz bir şekilde sendikadan uzaklaştırılmalarına, ardından kendileriyle birlikte hareket eden bilinçli işçilerin desteğiyle yeniden genel kurula katılmalarına rağmen 2006 yılında sahte oyların sonucu belirlediği söylenen bir seçimle yönetimi kaybetmelerine sahne olmuştu. O dönemde kendisinin de aldatıldığını belirten, görüşlerini aldığımız bir işçi arkadaş bize şunları söyledi:

 

“O zaman ben de genç, deneyimsizdim. Bize daha önce sendika yönetiminde olanların sendikayı zorla işgal ettiğini söylediler. Oysa onların döneminde patronla aramızda bir sorun çıktığında şubeyi hemen yanımızda buluyorduk. Sonradan yerine getirilen kişileri ise bir ya da iki kez gördük. Tam dört yıl sendikamızın durumu sürüncemede kaldı ve ne sözleşme yapabildik ne de zam alabildik. Sağlık-Sen’e mahkeme kararıyla geçirildikten sonra bir sözleşme yapıldı fakat geçmişe yönelik hak ettiğimiz zamları alamadık. Tam bir patron işbirlikçisi niteliğindeki bu sendika, işçilerden uzak, yönetimle kapalı kapılar ardında pazarlık yapma eğiliminde.”

Bugün, 4-C söylentileri arasında, haklarını korumayan tipik bir sarı sendikacılık anlayışıyla muhatap olan işçilerin, gene de moralleri bozuk görünmüyor. Çünkü Tekel direnişinin önemli bir etki yaptığını, bu söylentilerin gerçekleşme şansının zayıf olduğunu düşünüyorlar. Mahkeme kararıyla geçtikleri sendikanın durumu ne olursa olsun, geçmişten gelen örgütlülüklerinin devam ettiğini ve bunun dağıtılmasına izin vermeyeceklerini söylüyorlar. Ancak şu tartışmasız bir gerçektir ki, işçi sınıfı sarı sendikacılığın baltalamalarından gerçek anlamda kurtulabilmek için bağımsız sınıf çıkarları temelinde siyasal ve sendikal birliğini sağlamak için kararlı bir mücadele vermek zorundadır.

Can Ateş 


Yazıyı arkadaşıma gönder
: E-Posta Adresiniz
: Adınız
: Arkadaşınızın E-Posta Adresi
: Güvenlik Kodu > 714736
: Mesajınız
Tasarım ve Kodlama Sorun Teknik Büro tarafından yapılmıştır.